
2025

10. yıla özel 10 gün… Kısa’dan Hisse Kısa Film Festivalimiz 10 yaşında… ‘Başka Bi’ Festival’ mottosuyla yolculuğuna devam eden "Kısa’dan Hisse Kısa Film Festivali" kısa filmlere ve kısa filmcilere kıymetli imkanlar sağlamaya devam ediyor. Festivalimiz bu yıl 20-29 Kasım tarihleri arasında 10.yıla özel 10 gün boyunca sinemaseverle buluşacak. 10. yılımızda ustalık sınıfları, uygulamalı atölyeler, yönetmen söyleşileri, paneller, yönetmen söyleşili ve panelli özel gösterimler, görme ve işitme engelliler için yönetmen söyleşili özel gösterimler, tek plan masa etkinliği, sinema kitabı ve yazarları ile söyleşi gibi etkinliklerimizin çok daha fazlası sizleri bekliyor. 10 gün boyunda sürecek olan festivalimiz sürprizlerle ve farklı içerikleriyle yine başka bi’ festival sunmaya hazır. Bi’ Başka Festival Olmanın 10. Adımı… 10. yıla özel 10 gün boyunca tamamen sinemanın konuşulacağı, tartışılacağı, izlenileceği festivalimiz kapılarını 10. defa sinemaseverlere açıyor. Her yıl birbirinden farklı içeriklerimizle sinemanın tadını damakta bırakan festivalimizde bu yıl da çeşitli sürprizlerimizle heyecanı arttırıyoruz.

Dikkat! Bir kısa film kadar yoğun, bir uzun metraj kadar dolu bir festival geliyor! 10. Kısa’dan Hisse Kısa Film Festivali başlıyor! Ve yine bize diyor ki: “Hikâyeni odaklan ve bize başka bi’ şekilde anlat, ama uzatmadan!” Bu yıl da uzun uzadıya anlatmak yerine işin özüne, ruhuna, duygusuna bakıyoruz. Kısa dediysek laf olsun diye değil; gerçekten kısa, gerçekten hisli. Hadi bakalım, hikayeyi bize nasıl anlatacağını göster; farklı bir dille, özgün bir bakışla! Biz kısa filmin gelişimini sadece etkinliklerle değil, Kısa Film Atölyesi ile yeni nesil kısa filmciler yetiştirerek de destekliyoruz. Özgünlük ve özgürlüğün önemini kavrayarak, genç sinemacılara kapılarımızı sonuna kadar açıyoruz. Sinemayı bir direniş biçimi olarak görüyor, görünmeyeni görünür kılabileceğimize yürekten inanıyoruz. Bu inançla, 10. yılımızda da Kısa’dan Hisse Kısa Film Festivali’ne büyük bir heyecanla devam ediyoruz. Her yıl olduğu gibi bu yıl da festivalimizi bir ustaya adıyoruz: Metin Erksan. Onun sinemaya kattığı derinliği, estetikle yoğrulmuş anlatımını anıyor, bu mirası başka bir festival olma arzumuzla buluşturuyoruz. Başvurular FilmFreeway Üzerinden. Yarışmaya başvurular 28 Haziran’dan itibaren FilmFreeway.com üzerinden alınacak. Film Freeway’den alınan başvuru ücretleri kısa filmcilere takdim edilecektir. Son başvuru tarihi ise 30 Eylül 2025. Kısa Filmleri Destekliyoruz. Bu yıl kısa film yarışmamızda En İyi Kurmaca, En İyi Belgesel ve En İyi Animasyon dallarında birinci olan eserlerin her birine 40Bin TL, En İyi Deneysel kategorisinde birinci olan esere ise 30Bin TL ödül verilecek. Usta sinemacı Metin Erksan anısına Genç Öncüler Özel Ödülü olarak 30Bin TL verilecek. Lise kategorisinde birinci olan esere 20Bin TL ödülün yanı sıra İSE/İstanbul Sinema Evi Sinema Eğitimi verilecek. Yapılacak yarışmayla yapım desteği almaya hak kazanan projelerden birine 75Bin TL İSE/İstanbul Sinema Evi Film Yapım Desteği, bir diğer projeye Postmekan Kurgu Desteği, bir diğer projeye Color Core Renk Düzenleme Desteği, bir diğer projeye Aytekin Sound tarafından ses teknisyeni ve ekipmanı desteği, bir diğer projeye ise FSM Film yapım tarafından kamera ve ekipmnaları desteği verilecek. Genç Sinemacıların Fikirleri Kitaplaşıyor. Genç sinemacıların bu alana dair sinema tecrübelerini bir araya getirerek kitaplaştıracağız. Biz bu dertleri kitaplaştırarak matbuyu festival olarak yaşatmaya devam edeceğiz. Özel Gösterimlerimiz Özgün ve özgür kısa filmleri sinemaseverlerle buluşturacağız. Engelli bireyler için erişilebilir özel gösterimler yapılacak. Filmler bu gösterimlerde ayrıntılı alt yazı ve sesli betimleme ile sinemaseverlerin karşısına çıkacak. Ustalarla Çıraklar Buluşuyor. Bu yıl da usta sinemacılar ile kısa filmciler ustalık sınıfı, atölyeler, panel ve söyleşilerde buluşacak. Sadece gösterimlere doymakla kalmayacaksınız etkinliklere de doyacaksınız. Yeri gelecek bilgilenecek, yeri gelecek sinema ekipmanları kullanacak, yeri gelecek tek plan masada alanında deneyimli kişilerle çekirdek çitleyeceksiniz. Bunun yanında birçok sürpriz etkinliğe hazır olun. Danışma Kurulumuz. Danışma kurulumuzda ise Yapımcı Betül Demir, Yönetmen-Yapımcı Emrah Kılıç, Sinema Yazarı Hilal Turan, Yayıncı-Yazar Cevat Özkaya ve Editör-Yazar Asım Öz yer alıyor. Festivalin yol haritasını belirleyen ekibe sonsuz şükranlarımızı sunuyoruz. Kısa’dan Hisse, başka bi’ festival.

Festivalimizin Temelini Kısa Filme Kurmamızın Özel Bir Nedeni Var mı? Kısa film, sinemanın en yoğun ve özgür anlatım biçimlerinden biri; kısıtlı sürede kalbe dokunan net bir cümledir. “Kısa film başka bi şey” diyerek yola çıktık. Kısa filmin özgünlüğü ve özgürlüğünden hareketle, sinemanın farklı bir formunu ortaya koyabileceğine inanarak festivalimizin temelini kısa film üzerine kurduk. Bu yaklaşım, kurduğumuz kısa film festivalinin ruhunu ve yönünü belirliyor. Kısa Film: Başlangıç Noktası Değil, Bağımsız Bir İfade Alanı Kısa’dan Hisse Kısa Film Festivali, kısa filmin yalnızca bir başlangıç noktası değil; kendi başına güçlü bir ifade alanı olduğunu savunur. Yoğun anlatım, deneysel özgürlük ve yaratıcı çözümler; kısa filmin doğasında vardır. Bu nedenle “kısa film festivali nedir?” sorusuna vereceğimiz en yalın yanıt şudur: Kısa film için özel olarak tasarlanmış, üretimi ve görünürlüğü odağına alan bir platformdur. Gelenekle Gelecek Arasında Köprü Genç Sinemacılar İçin Alan Açıyoruz Biz yalnızca film gösterimleri yapan bir organizasyon değiliz; genç sinemacıların yetişmesine, kendi hikâyelerini keşfetmesine ve anlatmasına alan açan bir ekosistemiz. Atölyeler, söyleşiler ve buluşmalarla üretim sürecini destekler; “kısa film yarışmaları” ve gösterimlerle görünürlük ve geri bildirim sağlar. Ustaların Yolculuğu Kısadan Geçti Usta yönetmenlerin çoğunun sinema yolculuğuna kısa filmlerle başlaması tesadüf değildir. Kısa film, derdimizi anlatmanın en özgün mecralarından biridir ve biz de bu inançla yolumuza devam ediyoruz. Bu bakış, “kısa film festivali amacı” sorusunu da yanıtlar: Yeni seslere alan açmak, çağdaş anlatımları görünür kılmak ve kısa film dilini zenginleştirmek. Kısa Film Festivalleri Türkiye’de Neden Önemli? Her yıl düzenlenen kısa film festivalleri Türkiye ölçeğinde; genç sinemacıların ulusal ağlara katılmasına, izleyiciyle buluşmasına ve yeni projelere adım atmasına imkân tanır. Yerel üretimi canlandırırken, uluslararası standartlarla temas kurmayı da mümkün kılar. İzleyici tarafında ise kısa film; düşünmeye davet eden yoğunluğu ve taze estetik yaklaşımlarıyla kalıcı bir iz bırakır. Başvuru, Seçki ve Gösterim Süreci Kısa Film Yarışması ve Gösterimler Programımız, açık çağrılar ve kürasyonla biçimlenir. kısa film yarışması ve gösterim bölümleri; farklı tür ve biçimlerdeki üretimleri bir araya getirir. Seçkilerimiz; sinema diline katkı yapan, yeni anlatım yolları öneren ve izleyiciyle sahici bir bağ kuran filmlerden oluşur. “Kısa Film Festivali Başvuru” Adımlarına Genel Bakış Her yıl güncellenen takvimde, kısa film festivali başvuru aşamaları net biçimde duyurulur: teknik şartlar, süre kısıtları, format, alt yazı ve teslim koşulları gibi bilgiler başvuru rehberinde yer alır. Katılımcı odaklı yaklaşımımız, süreç boyunca açık iletişim ve hızlı geri dönüş prensipleriyle desteklenir. Bizim İçin Kısa Film Neyi İfade Ediyor? Kısa film; sınırlı sürede yoğun duygular ve fikirler aktarabilen bir alan. Bu niteliğiyle hem üretimi teşvik eder hem de genç yönetmenlerin kendi seslerini bulmasına zemin hazırlar. “kısa film yarışmaları” ve gösterimler; görünürlük, geri bildirim ve ağ kurma fırsatları sunar. Tam da bu nedenle festivalimizin temelini kısa filme kurduk ve bu kararı bugün de aynı kararlılıkla sürdürüyoruz. Program ve güncellemeleri yakından takip etmek için YouTube kanalımıza ziyaret edebilirsiniz.

Kısa Film Neden Bu Kadar Güçlü ve Kalıcı Bir Etki Bırakıyor? Kısa film, sinemanın en yoğun anlatım biçimlerinden biri; sınırlı sürede kalbe ve zihne net bir cümle bırakır. Yönetmeni daha yaratıcı çözümler bulmaya zorlar ve böylece kısa film, sinema sanatının en özgün, deneysel ve yenilikçi alanlarından biri hâline gelir. Kısa Film Nedir ve Neden Önemlidir? kısa film nedir sorusunun yanıtı, süreden çok yoğunlukla ilgilidir. Az sahnede, az karakterle, güçlü bir fikir ve duyguyu berrak bir şekilde aktarır. Bu yoğunluk izleyicide anında etki üretir; kısa sürede aktarılan karakterler ve fikirler, izleyenin zihninde uzun süre yer eder. Yoğun Anlatımın İzleyici Üzerindeki Etkisi Kısa film, çarpıcı etkiyi ertelemez; ilk dakikalarda duygusal ve düşünsel bağ kurar. Düşünmeye ve sorgulamaya davet eden yapısı, “az ama öz” bir deneyim sunar. Bu yalın fakat derin anlatım, kısa filmin sinemanın en saf hâline yakın durmasını sağlar. Kısa Film Türleri ve Anlatım İmkânları Farklı tür ve yaklaşımlar, kısa sürenin dinamiğiyle birleştiğinde unutulmaz anlatılar doğar: Belgesel kısa filmler Kurmaca kısa filmler Deneysel kısa filmler Animasyon kısa filmler Kısa Film Örnekleri ve İzleyici Deneyimi kısa film örnekleri incelendiğinde, minimal diyaloglarla bile büyük duyguların aktarılabildiği görülür. İzleyici, hızlı ama yoğun bir deneyimle, kısa sürede birden fazla hikâyeyle tanışır. Bu durum, “kısa film izle” arayışının giderek popülerleşmesine neden olur. Kısa Film Yarışmaları ve Görünürlük Birçok genç yönetmen için kısa film yarışmaları, ürettikleri filmlerin görünürlük kazanması açısından kritik öneme sahiptir. Yarışmalar, kısa filmin sanatsal gücünü sergilemenin yanı sıra izleyiciyle buluşturmanın en etkili yollarından biridir. Bu bağlamda yarışmalar, kısa filmin toplumsal ve kültürel etkisini artırır. Kalıcı İz Bırakan Yalınlık İzleyicide kalıcılık, çoğu zaman yalın bir fikrin doğru tonla ifade edilmesiyle oluşur. Kısa film, tam da bu noktada sinemanın özünü parlatır: Net bir duygu, açık bir fikir ve ustaca kurulmuş bir ritim. Bu üçlü, filmin süresi bitse de izleyicinin zihninde yaşamaya devam eder. Keşfetmeye Devam Edin Kısa filmle kurduğunuz bağı derinleştirmek için seçkilerimizi ve atölyelerimizi takip edebilirsiniz. Daha fazlası için YouTube kanalımızı takip edebilirsiniz.

Kısa Film Çekmek İsteyenlere 5 Öneri: Nereden ve Nasıl Başlanır? Kısa film, sınırlar koymaz; süre kısaldıkça yaratıcılık büyür. Yeni başlıyorsanız aklınızdaki ilk soru genellikle şudur: kısa film nasıl çekilir? Aşağıdaki beş başlık, hızlıca üretime girip kendi sesinizi bulmanız için pratik bir yol haritası sunar. 1) Hikâyeyi Sade ve Etkili Tutun Bir kısa filmde her sahnenin bir gerekçesi olmalı. Ana fikri tek cümlede ifade etmeyi deneyin; geri kalan tüm öğeleri o cümlenin etrafında inşa edin. “kısa film nedir nasıl çekilir” diye düşünenler için ilk cevap: Gereksizi atın, özüne sadık kalın. 2) Senaryoda Net Motivasyon ve Ritim Karakter, motivasyon ve çatışma kısa formatta hızla görünür olmalı. “kısa film senaryosu nasıl yazılır” sorusunun pratiği: Açılır açılmaz kurulan bir amaç, yolculuk ve sonuç. İlham için kısa film senaryo örnekleri inceleyebilir, ritim duygusunu planlarken sahne sayısını sınırlı tutabilirsiniz. İlham veren ödüllü kısa film senaryoları, sade anlatım ve sahici duygunun birlikte yürüdüğünü gösterir. 3) Görsellikten Güç Alın: Işık, Kadraj, Hareket Kamera tercihi, ışık düzeni ve kadraj, anlatının taşıyıcılarıdır. Yeni başlayanların aklındaki pratik soru: “kısa film çekmek için kamera” seçerken neye bakmalı? Yanıt: Işıkla dost bir sensör, temiz ses kaydı imkânı ve elde taşırken kabul edilebilir stabilite. Planlarınızı storyboard ile önceden kurarak, set günü yaratıcı kararlara alan açın. 4) Çekim Tekniği: Az Ekipmanla Maksimum Etki Temel kompozisyon ve ışık bilgisi, ekipman bolluğundan daha etkilidir. kısa film çekme teknikleri arasında doğal ışığı kontrol etmek, yalın kadrajlar kurmak ve her planın duygusal amacını belirlemek öne çıkar. Basit bir üç nokta ışık kurulumunun bile, doğru yerleşimle sahneyi dönüştürebileceğini unutmayın. 5) Sınırlamaları Avantaja Çevirin ve Kendi Tarzınızı Bulun Düşük bütçe, yaratıcı çözümlerin katalizörüdür. Mekânı minimuma indirin, ses tasarımına yatırım yapın, kurgu ritmiyle duyguyu yönetin. Kısa film, taklitten çok kişisel bir bakışı ödüllendirir; kendi üslubunuzu tutarlı tekrarlarla inşa edin. Hızlı Başlangıç İçin Mini Kontrol Listesi Çekime başlamadan önce bir cümlelik özet Karakter motivasyonu ve temel çatışma Storyboard veya en azından plan listesi Ses kaydı ve ışık için basit ama güvenilir çözüm Kurgu ritmi: Sahne giriş/çıkış niyeti net mi? Kısa Yolda Geniş Yolculuk Kısa film; az sahnede yoğun duygu, dar zamanda kalıcı iz demektir. “kısa film nasıl çekilir” sorusunun tek bir reçetesi yok; ancak yukarıdaki adımlar, üretime emin adımlarla girmenizi sağlar. Seçkiler, söyleşiler ve atölyeler için YouTube kanalımızı takip edebilirsiniz. Metin: Ayşenur GÖKKAYA

Genç Öncüler Gençlik, Spor ve Eğitim Derneği tarafından bu yıl 10’uncusu düzenlenecek olan “Kısa'dan Hisse Kısa Film Festivali”ne başvurular sona erdi. Türk sinemasına nitelikli sanatçılar kazandırmak amacıyla düzenlenen festivalde ödül için yarışacak finalistler, 20 Ekim’de www.kisadanhisse.org adresinden duyurulacak. Sinema sanatının çekirdeğini temsil eden kısa filmlerin üretimini teşvik etmek ve Türk sinemasına nitelikli yeni sanatçılar kazandırmak amacıyla T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın destekleriyle Genç Öncüler Gençlik, Spor ve Eğitim Derneği tarafından düzenlenen “10. Kısa'dan Hisse Kısa Film Festivali”ne başvurular sona erdi. Türk Telekom Tivibu ana sponsorluğunda gerçekleşecek olan festivale bu yıl 500’e yakın kısa film ve senaryo projesi başvuru yaptı. Festivalin ön jürisi tarafından belirlenecek finalistler, 20 Ekim’de festivalin internet adresinden ve sosyal medya hesapları üzerinden duyurulacak. Finalistler ön jüri tarafından belirlenecek Festivalin ön jürisi her yıl olduğu gibi bu yıl da sinema profesyonellerinden oluşuyor. Genel Kategori ön jüri üyeleri arasında yönetmenler Orhan Dede, Mert Erez ve Hüseyin Urçuk, yapımcı Nebiye Ay ve colorist Neşe Durdi yer alırken; Yapım Destek Kategorisi ön jürisinde ise yönetmen Mert Kartal ve Yılmaz Kıvanç ile senarist Fatma Nur Güldalı bulunuyor. 20-30 Kasım tarihleri arasında gerçekleşecek festivalde, ön jüri tarafından belirlenen finalist kısa filmler seyircilerle buluşacak. 30 Kasım akşamı gerçekleşecek kapanış töreninde jüri üyelerinin belirleyeceği 11 proje ödül alacak. 3 kategoride toplam 400 bin TL değerinde ödül verilecek Festivalin 30 Kasım'da gerçekleşecek ödül töreninde toplam 400 bin TL değerinde nakdi ve yapım destek ödülü dağıtılacak, ayrıca gösterim hakkı kazanan filmlere gösterim telif ücreti ödenecek. Genel Kategori’de; En İyi Kurmaca Film’e 40 bin TL, En İyi Belgesel’e 40 bin TL, En İyi Animasyon Film’e 40 bin TL, En İyi Deneysel Film’e ise 30 bin TL ödül verilecek. Ayrıca bu yıl, Türk sinemasının ünlü yönetmenlerinden Metin Erksan anısına “Genç Öncüler Özel Ödülü” takdim edilecek. Kazanan 30 bin TL’lik bir ödüle sahip olacak. Lise Kategorisi’nde ise En İyi Film Ödülü kazanan genç sinemacı 20 bin TL’lik ödül kazanacak. Film Yapım Desteği Kategorisi’nde ise 5 senaryo projesine ödül takdim edilecek. Finalistler arasından bir projeye 75 bin TL İSE (İstanbul Sinema Evi) film yapım desteği, bir projeye ColorCore'dan renk desteği, bir projeye FSM Film Yapım'dan kamera ve ekipman desteği, bir projeye PostMekan’dan kurgu desteği bir projeye ise Aytekin Sound'dan ses teknisyeni ve ses ekipmanı desteği verilecek. Kısa’dan Hisse Festivali, Metin Erksan’ı anacak Kısa film yoluyla sinema kültürünü yaygınlaştırmak, sinemaya ilgi duyan üniversite ve lise öğrencisi genç sinemacı adaylarının ve sinemaya gönül verenlerin mesleki ve sanatsal gelişmelerine destek olmak amacıyla düzenlenen festival, bu yıl usta sinemacı Metin Erksan’ı anacak. 2021 yılında başlayan ve festival çatısı altında yürütülen “Kısa'dan Hisse Kısa Film Atölyesi”nde eğitim alan öğrencilerin Metin Erksan için hazırladıkları “İdeada Aşk Zamanı” isimli belgesel, festivalin açılış filmlerinden birisi olacak. Festivalde neler var? yılına özel olarak bu yıl 10 gün sürecek olan festivalde Türk sinemasının önde gelen isimlerinin katılacağı söyleşiler, ustalık sınıfları, atölye ve paneller katılımcılarla buluşacak. Her yıl olduğu gibi bu yıl da işitme ve görme engelli bireyler için özel olarak hazırlanan gösterimler ayrıntılı altyazı ve sesli betimleme ile sunulacak. Festivalin özel etkinliği “Tek Plan Masa Buluşmaları” ve sinema temalı kolektif yazılan bir kitap bu yıl da festival takipçilerinin beğenisine sunulacak. Kısa’dan Hisse Kısa Film Festivali kapsamında düzenlenecek bütün etkinlikler halka açık ve ücretsiz olacak.

On Yılda Sinemanın Dönüşümü ve Festivallerin Katkısı Bir festivalin onuncu yılına yaklaşırken sinemanın üretim, gösterim ve tartışma alanlarında geçirdiği dönüşümü; dijital teknolojiler, izleyici alışkanlıkları ve küresel etkileşimler ışığında inceliyoruz. Dijitalleşme ve Demokratikleşme Son on yılda erişilebilir dijital araçların yaygınlaşması, film üretimini hem teknik hem de ekonomik açıdan dönüştürdü. Kısıtlı imkânlarla dahi güçlü bir hikâyenin perdeye taşınabilmesi, yaratıcıların odağını pahalı ekipmanlardan çok anlatıya yönlendirdi. Bu eğilim, sinemanın demokratikleşmesi olarak adlandırılabilir. İzleyici Alışkanlıklarının Değişimi Dijital platformların yükselişi, ulaşılması zor filmlere görünürlük kazandırdı ve izleyici kitlesini çeşitlendirdi. Farklı tür ve dillerdeki yapımlar daha kolay keşfedilirken, seyir pratikleri mekân ve zaman kısıtlarından arındı. Sonuç olarak, sinema deneyimi daha esnek ve daha kişisel hale geldi. Estetik: Yerelden Evrensele Kurulan Diyalog Artan teknolojik olanaklar ve küresel ölçekteki etkileşimler, sinema dilinde biçimsel ve tematik zenginlik yarattı. Genç yönetmenler, kendi kültürel köklerinden beslenirken evrensel bir estetikle diyalog kurabilir hale geldi. Bu da türler arası geçişlere ve yeni anlatı biçimlerine alan açıyor. Festivallerin Rolü: Gösterimden Fazlası Festivaller yalnızca gösterim mecrası değil; aynı zamanda üretim ve düşünce alanı. Yönetmenlerin filmlerini ilk kez seyirciyle paylaştığı, tartışmaların ve işbirliklerinin doğduğu bu ortam, sinema ekosisteminde çok sesliliği teşvik ediyor. Söyleşiler, atölyeler ve paneller, kuramsal boyutu da besliyor. Kısa’dan Hisse Perspektifi On yıl boyunca yüzlerce yönetmenin ilk filmlerine tanıklık eden festival, kısa filmler için bir sıçrama tahtası işlevi gördü. Bu üretimlerin bir kısmı uzun metraja evrildi veya farklı mecralarda başarı kazandı. Böylece festival, kariyer yolculuklarında kalıcı bir köprüye dönüştü. Sonuç: Canlı, Çok Yönlü ve Dinamik Bir Sinema Sinemanın geçirdiği dönüşüm ile festivallerin sunduğu görünürlük birbirini tamamlayan bir bütüne işaret ediyor. Festivaller var oldukça sinema, sesini daha geniş kitlelere ulaştıran dinamik ve çok yönlü bir ifade alanı olmaya devam edecek. Yaşasın sinema, yaşasın festivaller. Bu yazı, festivalin on yıllık deneyiminden süzülen gözlemler ışığında hazırlanmıştır. Metin: Ayşenur GÖKKAYA

Festivallerin Toplumsal Hafızadaki İzleri Festivaller, yalnızca sinema gösterimleri değil; toplumsal hafızayı şekillendiren kültürel alanlar olarak da işlev görür. Kolektif deneyimler, ortak duygular ve estetik tercihlerin belleğe kazındığı bu ortamlar, geçmişi geleceğe taşıyan birer köprü niteliğindedir. Kültürel Arşiv Olarak Festivaller Her festival seçkisi, yalnızca gösterilen filmlerden ibaret değildir; aynı zamanda o dönemin estetik ve toplumsal eğilimlerini geleceğe taşır. Yıllar önce gösterilmiş bir film bugün izlendiğinde, bize o dönemin ruhunı, kaygılarını ve kültürel değerlerini hatırlatır. Bu yönüyle festivaller, sinema aracılığıyla kolektif belleğin inşa edildiği alanlardır. Kamusal Alan ve Ortak Deneyim Festivaller, yalnızca film izlenen salonlar değil; aynı zamanda kamusal alan üretir. İnsanların bir araya gelip tartıştığı, ortak duygular paylaştığı bu alanlar, toplumsal hafızada sosyal etkileşimler aracılığıyla iz bırakır. İzlenen filmlerin ötesinde, yönetmenlerin hikâyeleri ve değerleri etrafında kurulan bu ortam, kolektif bir paylaşım alanı yaratır. Kimlik ve Aidiyet Duygusu Yerel ya da ulusal festivaller, bulundukları kentin ya da ülkenin kültürel kimliğinin parçası haline gelir. Örneğin İstanbul Film Festivali, Cannes veya Berlin festivalleri yalnızca sinema için değil, aynı zamanda kentlerin kimlikleri için de bellekte yer edinmiştir. Kısa’dan Hisse özelinde ise festival, genç yönetmenler için bir aidiyet alanı sunarak kısa film üreticilerini kolektif bir çerçevede görünür kılmıştır. Toplumsal Tanıklık İşlevi Festivaller, belgesel, deneysel ya da kurmaca filmler aracılığıyla toplumsal olaylara tanıklık eder. Görmezden gelinmeye çalışılan hikâyeleri gün yüzüne çıkarır ve izleyiciyle buluşturur. Böylece toplumsal hafızayı diri tutar ve unutulmasını engelleyerek geleceğe taşır. Sonuç: Hafızada Derin İzler Festivaller, kültürel arşiv olmanın ötesinde toplumsal etkileşim, kimlik ve tanıklık işlevleriyle hafızada derin izler bırakır. Toplumsal belleği besleyen bu yapılar, geçmişi geleceğe taşıyan en güçlü kültürel araçlardan biri olmaya devam edecektir. Bu yazı, festivallerin toplumsal hafıza üzerindeki etkileri ve kültürel kimliklere katkısı üzerine hazırlanmıştır. Metin: Ayşenur GÖKKAYA

Bağımsız Yapımların Büyük Prodüksiyonlara Karşı Gücü Günümüzde bağımsız yapımlar, yalnızca düşük bütçeleriyle değil; özgün hikâye anlatımları, toplumsal duyarlılıkları, yaratıcı cesaretleri ve alternatif dağıtım kanalları sayesinde büyük prodüksiyonlara kıyasla daha fazla ses getiriyor. Özgün Hikâye Anlatımı Büyük prodüksiyonlar genellikle güvenli, denenmiş kalıpları tercih ederken, bağımsız yapımlar daha cesur ve kişisel temalara yönelir. Bu risk alma cesareti, izleyiciye farklı deneyimler sunar. Örneğin Bong Joon-ho’nun Parasite (2019) filmi, bağımsız ruhu ve toplumsal eleştirisiyle küresel çapta ses getirmiştir. Sosyokültürel Bağlantılar Bağımsız yapımlar, toplumsal meseleler ve bireysel hikâyelerle doğrudan ilişki kurar. Temsil edilmeyen kimlikler bu yapımlarda görünür hale gelir. Barry Jenkins’in Moonlight (2016) filmi, siyahî ve queer kimliği görünür kılarak toplumsal belleğe kazındı. Türkiye’de Erol Mintaş’ın Annemin Şarkısı (2014) filmi de benzer şekilde Kürt kimliğine odaklanarak önemli bir örnek sundu. Ekonomik Ölçek ve Yaratıcı Özgürlük Büyük bütçeli yapımlar gişe riskinden kaçınırken, bağımsız yapımlar düşük bütçeler sayesinde daha yaratıcı özgürlük elde eder. Bu özgürlük, yenilikçi estetikler ve farklı sinema dillerinin gelişmesine olanak sağlar. Bong Joon-ho’nun “Yerel bir hikâye anlattığınızda en evrensel hale gelir” sözü bu noktada anlamlıdır. Dijital Dağıtımın Gücü Dijital platformlar sayesinde bağımsız filmler artık yalnızca küçük salonlara sıkışmıyor; küresel ölçekte izleyiciye ulaşabiliyor. Bu görünürlük, bağımsız yapımların sesini daha güçlü duyurmasına katkı sağlıyor. Festivallerin Katkısı Festivaller, bağımsız yapımlar için kritik bir alan. Yalnızca filmlerin seyirciyle buluştuğu yer değil, aynı zamanda eleştirel söylemin üretildiği mekânlar. Kısa’dan Hisse veya Köprüde Buluşmalar gibi festivaller, genç yönetmenlere alan açarak bağımsız sinemanın gelişimine katkı sunuyor. Sonuç: Bağımsız Ruhun Yükselişi Bağımsız yapımların daha fazla ses getirmesi, yalnızca düşük bütçeleriyle değil; estetik cesaretleri, toplumsal duyarlılıkları, dijital dağıtım olanakları ve festivallerin sunduğu alanlarla ilgilidir. Bu yönleriyle bağımsız sinema, küresel ölçekte güçlü bir etki yaratmaya devam etmektedir. Bu yazı, bağımsız sinemanın yükseliş nedenleri ve büyük prodüksiyonlara kıyasla sağladığı farklılıklar üzerine hazırlanmıştır. Metin: Ayşenur GÖKKAYA

Genç Öncüler Gençlik, Spor ve Eğitim Derneği tarafından bu yıl 10. kez düzenlenecek olan “Kısa'dan Hisse Kısa Film Festivali”nde finalistler açıklandı. Genel Kategori, Lise Kategorisi ve Yapım Destek Kategorisi’nde finale kalan 35 kısa film ve proje ön jüri tarafından belirlendi. Türk sinemasına nitelikli yeni sanatçılar kazandırmak amacıyla T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın destekleriyle Genç Öncüler Gençlik, Spor ve Eğitim Derneği tarafından düzenlenen “10. Kısa'dan Hisse Kısa Film Festivali”nde yarışacak finalistler belli oldu. Türk Telekom Tivibu ana sponsorluğunda gerçekleşecek olan festivalde, Türk sinemasının önemli profesyonelleri tarafından oluşan ön jüri başvuruları değerlendirerek festivalde yarışacak 35 kısa film ve projeyi belirledi. 35 proje finale kaldı Bu yıl 500’e yakın kısa film ve senaryo proje başvurusu yapılan Kısa'dan Hisse Kısa Film Festivali’nin ön jürisinde sinema sektörünün değerli isimleri yer alıyor. Genel Kategori ön jüri üyeleri arasında yönetmenler Orhan Dede, Mert Erez ve Hüseyin Urçuk, yapımcı Nebiye Ay ve colorist Neşe Durdi; Yapım Destek Kategorisi ön jürisinde ise yönetmen Mert Kartal ve Yılmaz Kıvanç ile senarist Fatma Nur Güldalı bulunuyor. Yapılan ön jüri değerlendirmesi ile Genel Kategori’de; Kurmaca’da 7, Deneysel, Belgesel ve Animasyon bölümleri için 5’er kısa film finale kaldı. Lise Kategorisi’nde toplam 3 kısa film yarışırken Yapım Destek Kategorisi’nde ise finale kalan 10 proje seçildi. 400 bin TL değerinde ödül verilecek 20-30 Kasım tarihleri arasında gerçekleşecek festivalde, ön jüri tarafından belirlenen finalist kısa filmler seyircilerle buluşacak. 30 Kasım akşamı gerçekleşecek kapanış töreninde jüri üyelerinin belirleyeceği 11 proje ödül alacak. Festivalin 30 Kasım'da gerçekleşecek ödül töreninde toplam 400 bin TL değerinde nakdi ve yapım destek ödülü dağıtılacak, ayrıca gösterim hakkı kazanan filmlere gösterim telif ücreti ödenecek. Genel Kategori’de; En İyi Kurmaca Film’e 40 bin TL, En İyi Belgesel’e 40 bin TL, En İyi Animasyon Film’e 40 bin TL, En İyi Deneysel Film’e ise 30 bin TL ödül verilecek. Ayrıca bu yıl, Türk sinemasının ünlü yönetmenlerinden Metin Erksan anısına “Genç Öncüler Özel Ödülü” takdim edilecek. Kazanan 30 bin TL’lik bir ödüle sahip olacak. Lise Kategorisi’nde ise En İyi Film Ödülü kazanan genç sinemacı 20 bin TL’lik ödül kazanacak. Film Yapım Desteği Kategorisi’nde ise 5 senaryo projesine ödül takdim edilecek. Finalistler arasından bir projeye 75 bin TL İSE (İstanbul Sinema Evi) film yapım desteği, bir projeye ColorCore'dan renk desteği, bir projeye FSM Film Yapım'dan kamera ve ekipman desteği, bir projeye PostMekan’dan kurgu desteği bir projeye ise Aytekin Sound'dan ses teknisyeni ve ses ekipmanı desteği verilecek. Kısa'dan Hisse Kısa Film Festivali Genel Kategori finalistleri: -Kurmaca: Kudret / Yönetmen Mehmet Oğuz Yıldırım Kendi Saçını Kesen Berber / Yönetmen Şükrü Özümcan Akın Mümeyyiz / Yönetmen Turgut Kanal Babamın Arkadaşı / Yönetmen Kemal Akçay Ölüm Bizi Ayırana Dek / Yönetmen Deniz Koloş Dünyada Öyle Şeyler Olmuyor / Yönetmen Ali Emre Ceylan Soğuk Beyaz / Yönetmen Hazan Beklen -Deneysel: Dreamt by Another / Yönetmen Vikki Bardot Zülheya / Yönetmen Semih Sağman Taş ile Toprak Arasında / Yönetmen Abdullah Harun İlhan Çiçek Senfonisi / Yönetmen Serdal Altun Gölgeden Öteye Yol Yok / Yönetmenler Ramazan Arslan, Muhammet Ali Deniz -Belgesel: Salman Gitmek İstiyor / Yönetmen Ozan Takış Bir Kolektifin İzinden / Yönetmen Büşra Bozdemir Karanlıkta Görüyorum / Yönetmen Cansın Güven Tanıştığıma Memnun Oldum / Yönetmen Jehan Barbur, Güneş Kazdal İsmimi Yaz / Yönetmenler Deya Ar, Begüm Aksoy -Animasyon: Kuyunun Fısıltısı / Yönetmen Elif Dokur BUDU / Yönetmen Burcu Ejderoğlu Kim? / Yönetmen Merve Yıldıran Odunları Getirdiler / Yönetmen Zanna Abasova Kısa'dan Hisse Kısa Film Festivali Lise Kategorisi finalistleri: Ballı Süt / Yönetmen Ulaş Çetin Köreken Göldeki Sazlık / Yönetmen Alperen Gülgen İyi miyiz? / Yönetmen Süleyman Ortaç Kısa'dan Hisse Kısa Film Festivali Yapım Destek Kategorisi finalistleri: Kalender Bey / Proje sahibi Burak Erol Meyro'nun Babası / Proje sahibi Meryem Gemicioğlu Gülünç Bir Adam / Proje sahibi Muaz Güneş Karamaço / Proje sahipleri Osman Çakır, Merve Tulay Çakır Gölge / Proje sahibi Yalçın Çiftçi Uslu / Proje sahipleri Selçuk Kaan Salk, Münire Eda Mercan Tavuk Karası / Proje sahibi Muhammet Emin Altunkaynak Ruhumun Ruhu / Proje sahibi Elif Çakmak Yıldız / Proje sahibi Ezgi Temel Tarife / Proje sahibi Furkan Çakmak

Kısa’dan Hisse Kısa Film Festivali 10. Yılını Kutluyor! Gelin hep beraber birinci gün nasıl geçmiş, birlikte bakalım. Festivalimiz Atatürk Kültür Merkezi Yeşilçam Sineması’nda başladı. Gösterimler saat 12:00’de başlayıp 16:00’ya kadar beş ayrı kategoride toplam 15 film ile izleyici buluştu. Film gösterimlerinin ardından yönetmenler eşliğinde söyleşiler gerçekleştirildi. 1. Seçki kapsamında izleyici ile buluşan filmler: Kudret (Mehmet Oğuz Yıldırım) Dreamt By Another (Vikki Bardot) Salman Gitmek İstiyor (Ozan Takış) Ballı Süt (Ulaş Çetin Köreken) Kuyunun Fısıltısı (Elif Dokur) 2. Seçki saat 14:00’te başladı. Kendi Saçını Kesen Berber (Şükrü Özümcan Akın), Zülheya (Semin Sağman), Bir Kolektifin İzinden (Büşra Bozdemir), Budu (Burcu Ejderoğlu) ve Son Balık (Yüksel Ali Sarımehmetoğlu) filmleri, yönetmenleri ile birlikte izleyiciyle buluştu. 3. Seçki ise saat 16:00’da başladı. Mümeyyiz (Turgut Kanal), Taş ile Toprak Arasında (Abdullah Harun İlhan), Karanlıkta Görüyorum (Cansın Güven), İyi Miyiz? (Süleyman Ortaç) ve Son Değirmen (Milbey Ozan Görür) izleyiciyle buluştu. Yönetmenlerimiz, “Film yapmanın gücü, sinemanın kolektif ruhundan beslenerek yola devam etmektir.” diyerek sinema yolculuklarını bizlerle paylaştı. Her akşam düzenlenen Ustalık Sınıfı programımızda, alanında deneyimli isimler izleyicilerle buluşuyor. İlk günün konuğu, Dondurmam Gaymak filminin yönetmeni ve senaristi Yüksel Aksu oldu. “Eğer sinema yapmak için güçlü bir hikâyeniz yoksa girmeyin. Çok okuyun ve çok izleyin. Hakikaten delirecek gibiyseniz başlayın.” Değerli paylaşımlarını tüm samimiyetiyle bizlere aktaran Yüksel Aksu’ya, ilk günümüzde bizleri yalnız bırakmayan tüm sinemaseverlere teşekkür ediyoruz. İkinci günde görüşmek üzere… Sinema ile. Sevgi ile! Metin: Ayşenur GÖKKAYA

Gelin hep beraber ikinci gün nasıl geçmiş, birlikte bakalım. Festivalimizin ikinci günü de Atatürk Kültür Merkezi Yeşilçam Sineması’nda başladı. Gösterimler saat 12:00’de başlayıp 16:00’ya kadar beş ayrı kategoride toplam 15 film ile izleyici buluştu. Film gösterimlerinin ardından yönetmenler eşliğinde söyleşiler gerçekleştirildi. 4. Seçki kapsamında izleyici ile buluşan filmler: Babamın Arkadaşı (Kemal Akçay) Çiçek Senfonisi (Serdal Altun) Tanıştığıma Memnun Oldum (Jehan Barbur & Güneş Kazdal) Odunları Getirdiler (Zanna Abasova) Bu filmler yönetmenleri ile birlikte izleyiciyle buluştu. 5. Seçki saat 14:00’te başladı. Ölüm Bizi Ayırana Dek (Deniz Koloş), Gölgeden Öteye Yol Yok (Ramazan Arslan & Muhammet Ali Deniz), Muzaffer (Ömer Faruk Çetin) ve Pat (Kaan Elönü & Batuhan Yıldız) filmleri yönetmenleri ile birlikte izleyiciyle buluştu. 6. Seçki ise saat 16:00’da başladı. Dünyada Öyle Şeyler Olmuyor (Ali Emre Ceylan), Filler (Alperen Gülgen), İsmimi Yaz (Deya Ar & Begüm Aksoy) ve Galaksinin Tezenesi (Semih Ellialtı) filmleri, yönetmenleri ile birlikte izleyiciyle buluştu. Yönetmenlerimiz, “Röportajlarda festivale büyük bir ilgi ve heyecanla katılım sağladıklarını ifade ettiler.” Her akşam düzenlenen Ustalık Sınıfı programımızla alanında deneyimli isimleri sizlerle buluşturuyoruz. “Kurgu mu, montaj mı?” başlıklı programda, Kurgucular Dayanışması (KUDA) platformundan Nurhan Bilek moderatörlüğünde Nihan Işık ve Adil Yanık bizlerleydi. Kurgu ve montajın aslında birbirinden ayrılmaz kavramlar olduğuna dikkat çeken KUDA üyeleri, kurgunun yaratıcı süreç, montajın ise bu sürecin uygulandığı teknik alan olduğunu belirtti. Kurgunun yalnızca öğrenilen bir beceri değil, aynı zamanda sezgisel ve hissî bir süreç olduğunu; kişinin kendi derinliğiyle doğrudan ilişkili bulunduğunu ifade eden üyeler, katılımcıların kurgu ve sinematografi hakkındaki sorularını yanıtladı. Değerli paylaşımlarını tüm samimiyetiyle bizlere aktaran KUDA üyelerine çok teşekkür ederiz. Bizleri yalnız bırakmayan tüm sinemaseverlere teşekkür ediyoruz. Üçüncü günde görüşmek üzere… Sinema ile. Sevgi ile! Metin: Ayşenur GÖKKAYA

Gelin hep beraber üçüncü gün nasıl geçmiş, birlikte bakalım. Festivalimizin üçüncü günü de Atatürk Kültür Merkezi Yeşilçam Sineması’nda başladı. Gösterimler saat 12:00’de başlayıp 14:00’e kadar beş ayrı kategoride toplam 8 film ile izleyici buluştu. Film gösterimlerinin ardından yönetmenler eşliğinde söyleşiler gerçekleştirildi. 7. Seçki kapsamında izleyici ile buluşan filmler: Soğuk Beyaz (Hazan Beklen) 326 (Miray Kuyumcu) Copricornus (Umay S. Güzel) Baletler Köyü (Fatih Diren) Bu filmler yönetmenleri ile birlikte izleyiciyle buluştu. 8. Seçki saat 14:00’te başladı. Hayaller Özgürlük İster (Ulaç Orhan Durmaçalış), Gölgedeki Sazlık (Alperen Gülgen), Kim? (Merve Yıldıran) ve İstikamet (Hilal Çelenk) filmleri yönetmenleri ile birlikte izleyiciyle buluştu. Yönetmenlerimiz, hafızayı diri tutmak ve unutturmamak maksadıyla sinemanın gücünden her daim besleneceklerini ifade ederek bu tanıklığın önemine dikkat çektiler. Festival olarak özel seçkilerimizde bu yıl da yer verdiğimiz Filistin Seçkisi ile, dünyanın her tarafında yankılanan direnişin ve bir halkın sesine yer veriyoruz. Sinemanın bir hafıza ve tanıklık alanı olduğuna inanıyoruz; bu seçki de o tanıklığımızın bir parçası. Saat 16:00 ve 17:30’da Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Yeşilçam Sineması, özel bir etkinliğe ev sahipliği yaptı: Filistin Seçkisi. Bu gösterimde, 22 Gazzeli tarafından cep telefonları ve kameralarla kaydedilen görüntülerin bir araya getirilmesiyle oluşturulan kısa film “Sıfır Noktasından” izleyicilerle buluştu. Gelenekselleşen Ustalık Sınıfı programımızda, her akşam olduğu gibi, alanında deneyimli isimler izleyicilerle bir araya geldi. Bu akşamın teması “Senaryo Yazmak”tı. Gazeteci Ali Demirtaş’ın moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşide, deneyimli senarist Akın Aksu senaryo yazımı üzerine önemli bilgiler paylaştı. “Kısa filmi bir basamak olarak görmüyorum. Kısa metrajın yapısını bir öyküye benzetiyor ve özgür bir alan olarak tanımlıyorum.” Değerli paylaşımlarını tüm samimiyetiyle bizlere aktaran Akın Aksu’ya çok teşekkür ederiz. Bizleri yalnız bırakmayan tüm sinemaseverlere teşekkür ediyoruz. Dördüncü günde görüşmek üzere… Sinema ile. Sevgi ile! Metin: Ayşenur GÖKKAYA

Gelin hep beraber dördüncü gün nasıl geçmiş, birlikte bakalım. Festivalimizin dördüncü günü de Atatürk Kültür Merkezi Yeşilçam Sineması’nda başladı. Gösterimler saat 12:00’de başlayıp 15:00’e kadar beş ayrı kategoride toplam 15 film ile izleyici buluştu. Film gösterimlerinin ardından yönetmenler eşliğinde söyleşiler gerçekleştirildi. 3. Seçki kapsamında saat 12:00’de Mümeyyiz (Turgut Kanal), Taş ile Toprak Arasında (Abdullah Harun İlhan), İyi Miyiz? (Süleyman Ortaç) ve Son Değirmen filmleri izleyiciyle buluştu. 1. Seçki saat 13:30’da başladı. Kudret (Mehmet Oğuz Yıldırım), Dreamt By Another (Vikki Bardot), Salman Gitmek İstiyor (Ozan Takış), Ballı Süt (Ulaş Çetin Köreken) ve Kuyunun Fısıltısı (Elif Dokur) filmleri izleyiciyle buluştu. 2. Seçki ise saat 15:00’te başladı. Kendi Saçını Kesen Berber (Şükrü Özümcan Akın), Züleyha (Semih Sağman), Bir Kolektifin İzinde (Büşra Bozdemir), Budu (Burcu Ejderoğlu) ve Son Balık (Yüksel Ali Sarımehmetoğlu) filmleri izleyiciyle buluştu. Gösterimlerin ardından Ceyda Caner moderatörlüğünde, Budu filminin yönetmeni Burcu Ejderoğlu ile söyleşi gerçekleştirildi. Ejderoğlu, filmin izleyiciyle kurduğu bağa dair şu değerlendirmede bulundu: “Budu, doğrudan anlatısı olan bir film değil; seyirciye alan açan, yoruma izin veren bir film.” Gelenekselleşen Ustalık Sınıfı programımızda bu kez, festivalin 10. yılına özel olarak andığımız usta yönetmen Metin Erksan, farklı yönleriyle ele alındı. Atatürk Kültür Merkezi Yeşilçam Sineması’nda saat 18:30’da başlayan “Metin Erksan ve Sineması” panelinde, Erksan’ın yakınları, asistanları ve öğrencileri bir araya geldi. Doç. Afif Ataman’ın moderatörlüğünü üstlendiği bu özel buluşmada; Prof. Ali Sait Liman, Prof. Arif Can Güngör, Zeynep Özlem Havuzlu ve Dr. Öğr. Üyesi Pınar Tınaz konuşmacı olarak yer aldı. Panelde öne çıkan yorumlardan bazıları şunlardı: “Sinemasının devlet sansürüne uğramasının dışında, Metin Erksan’ın şahsiyeti de dönemin entelektüel çevresi tarafından sansüre uğramıştır.” — Doç. Afif Ataman “Metin Erksan, Türkiye’de sinemanın henüz sanat olarak görülmediği bir dönemde öngörülü bir biçimde kendisini sanat tarihi alanında beslemiş ve sinemasını oluşturmuştur.” — Zeynep Özlem Havuzlu “Metin Erksan’ın filmleri her zaman çok katmanlıdır. Filmlerinde işlenen insan ilişkilerinin altında toplumsal sorunlar ve evrensel temalar sıklıkla görülür.” — Dr. Öğr. Üyesi Pınar Tınaz “Metin Erksan’ın sinemasının en büyük meziyetlerinden biri, hayatın içinde ve yaşadığı toplumu çok iyi tanıyan bir yönetmen olması ve bu sayede sinemasının güçlü biçimde yerel bir karakter taşımasıdır.” — Prof. Arif Can Güngör Değerli paylaşımlarını tüm samimiyetiyle bizlere aktaran panelistlerimize çok teşekkür ederiz. Bizleri yalnız bırakmayan tüm sinemaseverlere teşekkür ediyoruz. Beşinci günde görüşmek üzere… Sinema ile. Sevgi ile! Metin: Ayşenur GÖKKAYA

Gelin hep beraber beşinci gün nasıl geçmiş, birlikte bakalım. Festivalimizin beşinci günü, Atatürk Kültür Merkezi Yeşilçam Sineması’nda başladı. Gösterimler saat 12:00’de başlayıp 15:00’e kadar beş ayrı kategoride toplam 15 film ile izleyici buluştu. Film gösterimlerinin ardından yönetmenler eşliğinde söyleşiler gerçekleştirildi. 6. Seçki kapsamında saat 12:00’de Dünyada Öyle Şeyler Olmuyor (Ali Emre Ceylan), Filler (Alperen Gülgen) ve İsmimi Yaz (Semih Ellialtı) filmleri izleyiciyle buluştu. 4. Seçki saat 13:30’da başladı. Babamın Arkadaşı (Kemal Akçay), Çiçek Senfonisi (Serdar Altun), Tanıştığıma Memnun Oldum (Jehan Barbur & Güneş Kazdal) ve Odunları Getirdiler (Zanna Abasova) filmleri izleyiciyle buluştu. 5. Seçki ise saat 15:00’te başladı. Ölüm Bizi Ayırana Dek (Deniz Koloş), Gölgeden Öteye Yol Yok (Ramazan Arslan & Muhammet Ali Deniz), Muzaffer (Ömer Faruk Çetin) ve Pat (Kaan Elönü & Batuhan Yıldız) filmleri izleyiciyle buluştu. Gösterimlerin ardından Ceyda Caner moderatörlüğünde, Babamın Arkadaşı filminin yönetmeni Kemal Akçay ile söyleşi gerçekleştirildi. Akçay, filmin izleyiciyle kurduğu bağa dair şu değerlendirmede bulundu: “‘Babamın Arkadaşı’ mesajını doğrudan veren bir film değil. Seyirciyi düşündürecek bir alan açabilmek için filmimizi bu şekilde kurgulamayı tercih ettik.” Programımızda her akşam olduğu gibi, alanında eserleriyle iz bırakan ve sanatıyla ilham veren değerli isimler izleyicilerle bir araya geldi. Bu akşamın teması, canlandırdığı karakterlere kattığı derinlik ve sahnedeki üstün performansıyla tanınan bir ustaya ayrıldı: “Oyunculuk Atölyesi”. Gerçekleşen bu son derece verimli ve feyz dolu atölyede, Türk tiyatrosunun ve sinemasının yetenekli ve sevilen isimlerinden Mert Turak bizlerleydi. Sanatçının deneyimlerini ve oyunculuk felsefesini aktardığı bu özel buluşmada öne çıkan paylaşımlar şunlardı: “Sevdiğiniz işi yaparsanız çalışıyor gibi görünmezsiniz.” “Oyuncuyu ustalaştıran bilinçsiz yeterlilikteki farkındalıktır. İdrak kudreti bu alanda mühim; dünyaya geliş amacımızı iyi idrak etmemiz gerek.” “Roller seyirciye ulaşmak için bir araçtır. Bir rol, oyunda geçen bir replik bir kişinin önyargılarını yıkmaya vesile olabilir.” “Hesaplı sevgi olmaz. Risk almadan yaşanamaz. Risk alacaksınız ki anlatacak bir hikâyeniz olsun.” Değerli paylaşımlarını tüm samimiyetiyle bizlere aktaran Mert Turak’a çok teşekkür ederiz. Bizleri yalnız bırakmayan tüm sinemaseverlere teşekkür ediyoruz. Altıncı günde görüşmek üzere… Sinema ile. Sevgi ile! Metin: Ayşenur GÖKKAYA

Gelin hep beraber altıncı gün nasıl geçmiş, birlikte bakalım. Festivalimizin altıncı günü de Atatürk Kültür Merkezi Yeşilçam Sineması’nda başladı. Gösterimler saat 12:00’de başlayıp 13:30’a kadar beş ayrı kategoride toplam 8 film ile izleyici buluştu. 8. Seçki kapsamında saat 12:00’de Hayaller Özgürlükler İster (Uluç Orhan Durmaçalış), Gölgedeki Sazlık (Alperen Gülgen), Kim? (Merve Yıldıran) ve İstikamet (Hilal Çelenk) filmleri izleyiciyle buluştu. 7. Seçki ise saat 13:30’da başladı. Soğuk Beyaz (Hazan Beklen), 326 (Miray Kuyumcu), Copricornus (Umay S. Güzel) ve Baletler Köyü (Fatih Diren) filmleri izleyiciyle buluştu. Programımız saat 15:00’te, Atatürk Kültür Merkezi Yeşilçam Sineması’nda gerçekleştirilen “Film Hazırlık Atölyesi” ile devam etti. Sinema ve televizyon sektörüne nitelikli insan kaynağı yetiştiren ve bağımsız yapımları destekleyen Sinema ve Televizyon Eseri Sahipleri Meslek Birliği (SETEM) üyelerinden değerli isimler bizlerleydi. Sektördeki mesleki standartları yükseltme ve telif haklarını koruma misyonuyla hareket eden SETEM’in önemli temsilcileri; Orhan Koçak (Senarist-Yapımcı) ve Uğur Deniz Terzioğlu (Senarist-Yapımcı) atölyede yer aldı. SETEM’in deneyimli üyeleri, atölye boyunca sektörün inceliklerini, film hazırlık süreçlerini ve bağımsız yapımcılığın zorluklarını katılımcılarla paylaştı. “Bizim hikâyelerimizi tüm dünyaya anlatabilecek işlerin peşinde koşuyor bu kurul. Kadim birçok hikâyemiz var; bunları biz anlatmazsak sineması olamaz.” — Orhan Koçak “Farklı sektörlerden ve alanlardan insanlarla bizi bir araya getirdiği için festivale teşekkür etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bu noktada işin kaliteli yapılması çok önemli ve Kısa’dan Hisse zaten bu kalitesiyle öne çıkıyor.” — Uğur Deniz Terzioğlu Programımız akşam saat 18:30’da, sinemaseverlerin buluşma noktası olan Atatürk Kültür Merkezi Yeşilçam Sineması’nda devam etti. Günümüzün en tartışmalı ve heyecan verici başlıklarından biri olan “Yapay Zekâ ve Sinema” konulu atölye, yoğun ilgi gördü. Doç. Dr. Ferhat Zengin’in moderatörlüğünde gerçekleşen atölyede; Sanatçı Alkan Avcıoğlu ve Senarist-Yapımcı Erim Şişman konuşmacı olarak yer aldı. Konuşmacılar, yapay zekânın sinema dünyasına getirdiği dönüştürücü gücü, etik sınırları ve sunduğu özgürlük alanlarını ele aldı. Atölyede öne çıkan başlıklar arasında bireysel anlatımın yükselişi, yapay zekânın kolektif bir üretim aracı olması ve bütçe kavramını dönüştürerek yapımcılara sunduğu özgürlük alanı dikkat çekti. Yapay zekâ sayesinde auteur sinemanın yeni bir altın çağ yaşayabileceği görüşü katılımcılarla paylaşıldı. Değerli paylaşımlarını tüm samimiyetiyle bizlere aktaran Doç. Dr. Ferhat Zengin’e, Sanatçı Alkan Avcıoğlu’na ve Senarist-Yapımcı Erim Şişman’a çok teşekkür ederiz. Bizleri yalnız bırakmayan tüm sinemaseverlere teşekkür ediyoruz. Yedinci günde görüşmek üzere… Sinema ile. Sevgi ile! Metin: Ayşenur GÖKKAYA

Gelin, festivalimizin yedinci günü nasıl geçmiş, hep birlikte bakalım. Festivalimizin yedinci günü de Atatürk Kültür Merkezi Yeşilçam Sineması’nda başladı. Günün programı kapsamında erişilebilir gösterimler saat 12:00’de izleyiciyle buluştu. Erişilebilir gösterimlerde; İyi Ölüm (Hasan Ete – Belgesel), Eksi Bir (Ferhat Özmen – Kurmaca) ve Özgür Kelimeler (Abdullah Harun İlhan – Belgesel) filmleri gösterildi. Gösterimlerin ardından Eksi Bir filminin yönetmeni Ferhat Özmen ile Özgür Kelimeler filminin yönetmeni Aslıhan Eker, izleyicilerle bir araya gelerek söyleşi gerçekleştirdi. Bu yıl da “Tek Plan Masa” programı kapsamında genç sinemacılar ile usta isimler aynı masa etrafında buluştu. Samimi ve sınırların ortadan kalktığı bu ortamda, kuşaklar arasında ilham verici bir paylaşım gerçekleşti. Program, Neslişah Sultan Kültür ve Sanat Merkezi’nde saat 14:00–17:00 arasında gerçekleştirildi. Tek Plan Masa oturumlarında konuşmalar yalnızca teknik bilgilerle sınırlı kalmadı; sinemaya başlama motivasyonları, üretim süreçlerinde yaşanan kırılma anları, sektörde var olma mücadelesi ve kişisel sinema yolculukları da ele alındı. Usta isimler ve genç sinemacılar, yuvarlak masa etrafında eşit söz hakkıyla bir araya gelerek samimi, açık ve ilham verici bir atmosfer oluşturdu. Tek Plan Masa programında; Natali Yeres (Sanat Yönetmeni), Can Ulkay (Yönetmen), Hülya Duyar (Oyuncu), Bekir Aksoy (Oyuncu), Eyüp Gökhan (Yapımcı) ve Muttalip Müjdeci (Oyuncu) sinemaseverlerle buluştu. Tek Plan Masa programının ardından, festivalin önemli duraklarından biri olan Atatürk Kültür Merkezi Yeşilçam Sineması’nda saat 18:30’da gerçekleştirilen Film Okuma Atölyesi’nde, sinema tarihçisi ve yazar Burçak Evren bizlerleydi. “Bir sanat eserine bakarken tüm önyargılardan arınmak gerekir; aksi hâlde doğru bir okuma yapamayız.” “Filmlerin kırılma sahneleri vardır; film bittikten sonra bile yıllarca içinizde yaşamaya devam eder.” Değerli paylaşımlarını samimiyetle bizlere aktaran Tek Plan Masa programımızın ustalarına; Natali Yeres, Can Ulkay, Hülya Duyar, Bekir Aksoy, Eyüp Gökhan, Muttalip Müjdeci’ye ve Film Okuma Atölyesi’ndeki katkıları için Burçak Evren’e çok teşekkür ederiz. Bizleri bu yoğun ve verimli günde yalnız bırakmayan tüm sinemaseverlere teşekkür ediyoruz. Sekizinci günde görüşmek üzere… Sinema ile. Sevgi ile! Metin: Ayşenur GÖKKAYA

Gelin, festivalimizin sekizinci günü nasıl geçmiş, hep birlikte bakalım. Festivalimizin sekizinci günü, saat 12:00’de Atatürk Kültür Merkezi Yeşilçam Sineması’nda başladı. Günün programı, Yapım Destek finalistlerinin jüri karşısındaki proje sunumlarıyla açıldı. Finalistler, projelerini jüri üyelerine sunarken; sunumların ardından yapılan değerlendirmeler ve soru-cevap bölümüyle süreç tamamlandı. Festivalin sonuna doğru yaklaşılırken, üretim odaklı bu buluşma, genç sinemacıların projelerini görünür kılması açısından önemli bir alan yarattı. Günün akşam programında, saat 18:30’da yine Atatürk Kültür Merkezi Yeşilçam Sineması’nda bir diğer Ustalık Sınıfı programımız gerçekleşti. Ali Demirtaş moderatörlüğünde düzenlenen “Görüntünün Ruhu” başlıklı söyleşide; Atiye, Şahsiyet, Daha ve birçok kıymetli yapımın görüntü yönetmenliğini üstlenen Feza Çaldıran bizlerleydi. “Görüntünün ruhu, filmin seni içine aldığında başlar. Biz görüntü yönetmenleri olarak filmin duygusuna en yakın olanı çekiyoruz.” “Sinema kolektif olarak yapılan bir iştir. Sizi anlayacak oyuncu ve ekiple çalışırsanız, o zaman film olur.” Değerli paylaşımlarını tüm samimiyetiyle bizlerle paylaşan Ustalık Sınıfı programımızın konuğu Feza Çaldıran’a katkıları için çok teşekkür ederiz. Bizleri bu yoğun ve verimli günde yalnız bırakmayan tüm sinemaseverlere teşekkür ediyoruz. Dokuzuncu günde görüşmek üzere… Sinema ile. Sevgi ile! Metin: Ayşenur GÖKKAYA

Gelin, festivalimizin dokuzuncu günü nasıl geçmiş, hep birlikte bakalım. Festivalin kapanıştan önceki son gününe gelmiş bulunmaktayız. Sinema ve sanatla geçen, dolu dizgin geçen günlerin ardından, festival yolculuğumuzun en yoğun ve anlamlı duraklarından birine ulaştık. Festivalimizin dokuzuncu günü, saat 14:00’te Rami Kütüphanesi’nde başladı. Günün programı, festivalimizin klasikleri arasında yer alan ve festivali temsil eden “Komik mi?” kitabının yazarlarıyla gerçekleştirilen söyleşiyle açıldı. Moderatörlüğünü Şenol Çöm’ün üstlendiği bu keyifli sohbette; Ethem Günhan, Muhammed İrşad Dursun ve Seda Kanburoğlu bizlerleydi. Söyleşiden satır başları: “Çektiğim kısa filmde, kadın komedyan güldürmez algısını değiştirmek ve bir durum komedisi oluşturmak istedim.” — Seda Kanburoğlu “Tek başına komik olmanız sizi komik yapmıyor; muhakkak çevrenizde size gülecek birileri olmalı. Bu nedenle komedide en önemli unsur izlenmek.” — Ethem Günhan “Nasıl ki Chauvet Mağarası’ndaki resimler sinemanın atası olarak görülüyorsa, ben de Karagöz ve Tür komedisinin komedinin babası olduğunu düşünüyorum.” — Muhammed İrşad Dursun Günün ilerleyen saatlerinde, Rami Kütüphanesi’nin ilham veren atmosferinde bir başka önemli buluşma gerçekleşti. Saat 17:00’de başlayan “Beyaz Perdedeki Filistin” başlıklı panelde, Gazeteci Gülcan Tezcan’ın moderatörlüğünde; yazar-küratör Samed Karagöz, yazar-yayıncı Peren Birsaygılı Mut ve TRT World yapımcı-yönetmeni Zümrüt Sönmez bizlerleydi. Panelde konuşmacılar, 7 Ekim’in büyük bir kırılma noktası olduğuna, dünya genelinde derin etkiler yarattığına ve Filistin meselesine her alanda “insan olma sorumluluğuyla” sahip çıkılması gerektiğine vurgu yaptı. Panelden öne çıkan paylaşımlar: “Filistin’de elinde kamera olan insanlar önceden bu işi yapmıyorlardı. Savaş onlara çok farklı şeyler yapmayı; savaş muhabirliğini öğretti. Yaşanan bu savaşı tüm dünyaya duyurma sorumluluğunu kendilerinde hissettiler.” — Zümrüt Sönmez “Filistinliler yazıp çizdikleriyle Filistin hafızasını canlı tutmak istiyorlar.” — Peren Birsaygılı Mut “Hollywood sineması, Filistin sinemasının ana akımda yükselmesine hiçbir şekilde müsaade etmeyecektir.” — Samed Karagöz “Boykot kadar var olan Filistin eserlerini desteklemek de önemli. Kısa’dan Hisse gibi film festivallerinin Filistin film seçkileri ve paneller düzenlemesini çok olumlu buluyorum.” — Gülcan Tezcan Değerli paylaşımlarını tüm samimiyetiyle bizlerle paylaşan konuklarımıza katkıları için çok teşekkür ediyor, bu yoğun ve verimli günde bizi yalnız bırakmayan tüm sinemaseverlere şükranlarımızı sunuyoruz. Ödül töreninde görüşmek üzere… Sinema ile. Sevgi ile! Metin: Ayşenur GÖKKAYA

Kısa’dan Hisse Kısa Film Festivali 10. Yıl Ödül Töreni Bu yıl 10’uncusunu gerçekleştirdiğimiz Kısa’dan Hisse Kısa Film Festivali’nin Ödül Töreni, 30 Kasım Pazar günü saat 19.00’da Atlas 1948 Sineması’nda gerçekleştirildi. Ödül töreni, Fatih Er Burada’nın açılış konuşmasıyla başladı. Ardından, Hakan Kirişçi ve Şeyhmus Fidan’ın sahne aldığı müzik dinletisiyle geceye keyifli bir başlangıç yapıldı. Festival Başkanı Aşkın Özcan, konuşmasında festivalin on yıllık yolculuğuna ve bu yılın önemine değinerek şunları söyledi: “10. yılımızda 10 gün süren bir festival yapmak zor bir iddiaydı. Ancak ‘Başka Bi’ Festival’ olma iddiamızın altını doldurmak için bu kararı almak gerekiyordu. Biz de bu kararın arkasında durduk ve gerçekten başka bir festival gerçekleştirdik.” Ardından Art Direktörümüz Abdülhamit Güler, on gün boyunca süren tüm etkinliklerin seyirciyle anlam kazandığını vurgulayarak, festivale katılım sağlayan herkese teşekkür etti. Törende söz alan Danışma Kurulu Üyemiz Cevat Özkaya ise festivalin ilk gününden bu yana genç sinemacıların heyecanına tanıklık ettiğini belirterek, gelecekte çok daha güçlü işlerin üretileceğine olan inancını paylaştı. On gün boyunca ilmek ilmek örülen festival yolculuğu, ödül gecesiyle taçlandı. Kısa film festivali on gün olur mu sorularına kararlılıkla yanıt veren Kısa’dan Hisse, bu yıl büyük bir emeğin ve kolektif çalışmanın karşılığını aldı. Gecenin en heyecanlı anlarından biri olan ödül açıklamalarında sonuçlar şu şekildeydi: Yapım Destek Ödülleri Color Core Renk Ödülü: Selçuk Kaan Salk & Münire Eda Mercan – Uslu Post Mekân Kurgu Desteği: Furkan Çakmak – Tarife FSM Film Kamera Desteği: Fuat Ceylan – Kalender Bey Aytekin Sound Ses Teknisyeni ve Ekipman Desteği: Ezgi Temel – Yıldız İstanbul Sinema Evi Nakit Film Yapım Desteği: Muhammet Emin Altunkaynak – Tavuk Karası Yarışma Ödülleri Lise Kategorisi Birincilik Ödülü: Göldeki Sazlık – Alperen Gülgen (Ödül, ön jüri üyesi Hüseyin Urçuk tarafından takdim edildi.) Lise Kategorisi İkincilik Ödülü: İyi miyiz? – Süleyman Ortaç Ballı Süt – Ulaş Çetin Köreken En İyi Deneysel Kısa Film Ödülü: Zülheya – Semih Sağman (Ödül, ana jüri üyesi Emre Pekçakır tarafından takdim edildi.) En İyi Belgesel Kısa Film Ödülü: Salman Gitmek İstiyor – Ozan Takış (Ödül, filmin ortak yapımcısı Zehra Başbülbül’e, oyuncu Muttalip Müjdeci tarafından takdim edildi.) Metin Erksan Anısına Genç Öncüler Özel Ödülü: İsmimi Yaz – Deya Ar & Begüm Aksoy (Ödül, Festival Başkanı Aşkın Özcan tarafından takdim edildi.) En İyi Kurmaca Kısa Film Ödülü: Ölüm Bizi Ayırana Dek – Deniz Koloş (Ödül, ana jüri üyesi Esra Demirkıran ve Türk Telekom Sponsor Uzmanı Özge Sezer tarafından takdim edildi.) Gecede ayrıca, festivalin 10. yılına özel Saygı Ödülü, sinemaya ve Kısa’dan Hisse’ye yıllardır verdiği destekten dolayı Cevat Özkaya’ya takdim edildi. Ödül, Ziraat Katılım Genel Müdürü Metin Özdemir tarafından sunuldu. On yıllık yolculuğumuz boyunca her zaman yanımızda olan, bilgi ve deneyimiyle bize yol gösteren Sayın Cevat Özkaya’ya; kendisine duyduğumuz minnet ve saygının bir nişanesi olarak bu ödülü sunmaktan büyük gurur ve mutluluk duyuyoruz. Kısa’dan Hisse’nin on yıllık yolculuğunda bu yıl da bizlere güvenen, üretimi ve kısa filmi destekleyen tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür ediyoruz. Festivalimizin gerçekleşmesine katkı sunan T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Sinema Genel Müdürlüğü, Genç Öncüler, Türk Telekom Tivibu, Ziraat Katılım, Kaanlar, Sinema TV, GSA (Global Seller Academy), Danet, Tasarım Yapı, Medical Park, İştirak, Türk Medya, Girişim Kâğıt San. Tic. A.Ş., İSE, FSM, Post Mekan, COLOR.CORE, Aytekin Sound, PETRONET, Lunapark, SEKAM, GUL ve Fatih Belediyesi’ne değerli katkıları için şükranlarımızı sunarız. Onuncu yılımızda büyük aile fotoğrafında yer alan bizleri hiçbir zaman yalnız bırakmayan sinemaseverlere şükranlarımızı iletiyoruz. Yılımızda görüşmek üzere. Sinema ile…Sevgi ile! Metin:Ayşenur GÖKKAYA